Sayılar ve Ölçme

Modern teknolojimizin temelinde sayılar var. Sayıların ilk işlevi saymak, yani “miktar” tanımlamak. Kaç kişiyiz, ne kadar elmamız var, kaç gün sonra dolunay olacak önemli sorular. O yüzden hemen ihtiyacımız oldu sayılara, hatta yazıdan önce. 30.000 yıl öncesine ait “Kurt Kemiği”, 20.000 yıl öncesine ait “İshango Kemiği” adlı arkeolojik eserlerin ay takvimi olduğu, dolayısıyla üzerindeki çentiklerin sayı olduğu düşünülüyor.

İshango Kemiği
İshango Kemiği

İshango kemiğinde şu an tanıdığımız haliyle bir sayı sisteminin olmaması dert değil. Sayıları uzunlu kısalı çentiklerle de temsil edebiliriz, Roma rakamlarıyla da, günümüzde kullandığımız ondalık Hint-Arap sayı sistemiyle de. Elbette önemsiz değil, sayıları temsil etme biçimimiz onları ne kadar etkin kullanabildiğimizi de etkilemiş.

Sayılar nasıl ifade edildiklerinden bağımsız bütünüyle soyut ama bir o kadar da gerçek nesneler. Tek başlarına fiziksel bir gerçekliği temsil etmiyorlar ama içinde yaşadığımız dünyayı tanımlamak ve anlamak için vazgeçilmezler. Bir dolunaydan sonrakine güneşin kaç kere doğduğunu bilmek bizim için önemli.

Sayılar, adı üstünde saymaya yaradığı gibi ölçmeye de yarıyor. Mesafe, ağırlık, zaman gibi pek çok şeyi sayılarla ölçüyoruz. Her neyi ölçmek istiyorsak önce onun birimini tanımlıyoruz, sonra sayılarla o birim cinsinden ölçümümüzü yapıyoruz. Örneğin Antik Mısır’da mesafe ölçmek için “cubit” (yaklaşık 52 cm), ağırlık ölçmek için “deben” (yaklaşık 93 gram) birimleri kullanılıyormuş. Böylelikle 5 cubit kumaşın, 10 deben buğdayın ne olduğu hakkında hepimiz hem fikir olabiliyoruz.

Deben

Bugünün anlam dünyasında sayılar çok büyük bir yer tutuyorlar. İdari bilimlerde artık slogan haline gelmiş “ölçemediğini yönetemezsin” sözü, “1’den 10’a kadar ne kadar mutlusunuz?” gibi değerlendirmeler sayılara epeyce önem verdiğimizi gösteriyor. Zekayı, güzelliği bile sayılarla ifade ederek anlıyoruz.

Sayıların muhteşem bir araç olduğundan, çok uzun zamandır işimize yaradıklarından ve işe yaramaya devam edeceklerinden şüphem yok. İlerleyen yazılarda bahsedeceğim tekniklerin tamamı da sayılar ve hesap kitap yapma üzerine kurulu. Öte yandan hayatta sayılamayan, ölçülemeyen şeyler de var. Teknik bir konudan bahsetsek bile bunları önemsiz ya da değersiz görmek pek mantıklı değil.

Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Instagram