Pek çok insan genç yaşlarda, çoğunlukla okuldaki olumsuz deneyimleriyle, matematikten vazgeçiyor. Yıllar sonra aslında matematiğin ilginç ve öğrenmeye değer olduğunu fark edenler ise nereden nasıl başlayacaklarını, hangi ipin ucunu tutmak gerektiğini bilemiyor. Ayrıca güncel teknolojik gelişmeleri (özellikle yapay zekayı) anlayıp doğru değerlendirmek için de temel düzeyde bir matematik anlayışı gerekiyor.
8 haftalık bu çevrimiçi programın amacı, matematiğe “şimdiki akıllarıyla” zaman ayırmak isteyen yetişkinler için bir başlangıç noktası ve şu an yapay zekada olan biteni anlayacak sağlam bir temel sunmak. Programın sonunda yapay zekanın çalışma prensipleri ve algoritmaların nasıl öğrendiği hakkında net bir fikriniz olacak. Güncel tartışmaların, heyecan ya da kaygı verici teknoloji haberlerinin pasif bir tüketicisi olmaktan çıkıp olayların gidişatını daha geniş bir çerçevede görebileceksiniz.
Programı uzun yıllara yayılan makaleler, blog yazıları, dersler, seminerler ve yarım kalmış kitaplar içerisinde biriktirdiğim ilginç öyküler üzerine kurguladım ve bunları herhangi bir teknik ön bilgi gerektirmeden takip edilebilecek şekilde düzenledim. Tanıtımlara başladıktan sonra gördüm ki, matematikle yakından ilgilenen insanlar da bu öyküleri duymak istiyor. Önce şaşırdım ama sonra çok normal olduğunu fark ettim: Matematik eğitimi dediğimiz şey en temelinden en ileri seviyesine kadar öyküleri es geçip sürekli birtakım teknikler, kanıtlar, formüller, sonuçlar anlatıyor. Matematik tarihi bahisleri ise çoğunlukla “şu tarihte bu kişi şu tekniği keşfetti” benzeri, Emrah Sefa Gürkan’ın deyişiyle “vakanüvis” yaklaşımların ötesine geçmiyor.
Tarih öncesi dönemlerden modern zamanlara kadar uzanan öykülerle matematiğin temel bir insan aktivitesi olarak nasıl ortaya çıkıp geliştiğini anlatacağım. Bu yolculuk bizi yapay zeka gibi hayret verici teknolojilere kadar götürecek. Matematiğin bilim, sanat, ekonomi ve anlam dünyamızla etkileşimlerini fizik, sigortacılık, müzik, borsa ve tıptan somut örneklerle göreceğiz. Mecburen felsefe bile yapacağız.
Yeri geldiğinde hesaplamanın nasıl yapıldığını, kodların nasıl yazıldığını göreceksiniz fakat teknik detaylarda kaybolmayacağız. Hannah Arendt’in “Öyküler anlamı, tanımlama hatasına düşmeden gösterir” sözünü aklımızda tutarak ilerleyeceğiz. Böylelikle katılımcıların matematiğin anlamı konusunda da yeni bir anlayışa ulaşmasını hedefliyorum.
Haftada bir yapacağımız oturumlar yaklaşık 2 saat sürecek ve sağlıklı bir etkileşim ortamı için katılımcı sayısı 25 ile sınırlı olacak. İki farklı sınıftan birisini kayıt adımında seçebilirsiniz, ilki salı günleri saat 20:00’da, ikincisi perşembe günleri saat 20:00’da başlayacak. Seçeceğiniz sınıfa göre başlangıç tarihi 13 ya da 15 Ekim. Katılım ücreti 6500 TL.
Ben kimim?
2001 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde matematik lisans eğitimimi, 2007 yılında University of Illinois Urbana-Champaign’de doktoramı tamamladım. Kanada’da McMaster Üniversitesi, ODTÜ Kuzey Kıbrıs’ta öğretim üyeliği yaptım. Hem matematik hem teorik yapay zeka alanında bilimsel çalışmalarım var. 2016’da akademiden ayrıldım, 2018’den bu yana iş dünyasına yapay zeka uygulamaları ve çözümleri geliştiriyorum. Uzun yıllar Nesin Matematik Köyü’nde farklı yaş gruplarına hem matematik hem bilgisayar bilimleri alanlarında dersler verdim. İş dünyasına geçtikten sonra da her fırsatta farklı mecralarda seminerlere, derslere devam ettim. Çalıştığım alanda çok heyecan verici problemler ve fikirler var. Eğitimler bu heyecanı paylaşıp yaymanın en güzel yollarından birisi.